2000 yılında Ramazan İpekçi’nin sırtında taşınan bir kasa kaymakla başladı her şey. Isparta’daki lokanta ve kahvaltıcılara şarkuterilere yalvactan otobusle haftada dört gün servis yaparak günlük taze kaymak dağıtımıyla yola çıktık. Zamanla bu emek, Yalvaç ve çevresinde 11 köyde 800 haneye gelir kapısı oldu. Yoğurdunu, kaymağını evinde yapan kadınların sesi, soframızın bereketi oldu. Bu yolun gizli gücü ise Hatice Ana’ydı. Her emeğin başında onun sabrı, titizliği ve duası vardı.
Yalvaç ekmekleri, hamursuzlar, odun ateşinde pişen börekler, tereyağı, köy peyniri, yoğurt, kaymakla ve daha fazlasıyla Isparta’nın huzuruna çıktık.
Gar’ın en güçlü Lokomotifi bu sofradan geçiyor!
Zengin çeşit, doyurucu sunum ve yöresel lezzetlerin tam anlamıyla şöleni… Tatlıdan tuzluya, sıcaktan soğuğa uzanan bu kahvaltı, güne güçlü başlamak isteyenlerin tercihi. Sadece doymak için değil; hatırlamak, paylaşmak ve uzun uzun sohbetler için var.
Gar 1936’da gözlemelerin hamuru elde açılır, içi sevgiyle doldurulur. Gözlemelerimiz katkısız, doğal ve el yapımıdır. Otlu, peynirli ya da kıymalı… Tüm gözlemelerimiz geleneksel yöntemlerle hazırlanır, taze taze servis edilir.
Geleneksel tariflerle yoğrulan hamuru ve özenle seçilen iç harcıyla
her lokmasında ev yapımı lezzeti hissedeceksiniz. Sağlıklı, doyurucu ve
gerçek bir Anadolu lezzeti arayanlar için ideal. Dondurulmuş değil, taptaze!
Yalvaç’a özgü geleneksel su böreği, el emeği ve ustalıkla hazırlanarak
yöresel mutfak mirasını günümüze taşımaktadır.
Klasik tarif ve özenli üretim anlayışıyla sunulan bu lezzet,
geleneğin en sade ve güçlü halini yansıtır.
İçinde yayladan gelen mis gibi tereyağı, has tahin ve bizim buraların
siyah altını dediğimiz o çıtır çıtır haşhaş var. Ama asıl sırrı, şeker niyetine
içine kattığımız o şifalı üzüm pekmezi… Hepsi bu hamurun içinde birleşip aşkla harmanlanıyor.
Gar 1936’da makarna da erişte de sadece bir yemek değil; özenin,
emeğin ve gelenekten gelen tatların yansımasıdır.
Erişte ve makarnalarımız el yapımıdır, katkısızdır, doğaldır.
Market raflarından değil, ninelerimizin tariflerinden gelen eriştelerle,
geçmişe lezzetli bir yolculuk başlıyor.
Çorbalarımız hazır değil, hazırlanmış; hem içeriği hem özü lezzetli!
Gar 1936 çorbaları, katkısız malzemelerle günlük olarak hazırlanır.
Kaynayan her tencere, annelerimizin mutfağını hatırlatır; doğal,
besleyici ve iç ısıtan bir başlangıç sunar.
Özenle seçilmiş düve bonfilelerin en yumuşak kısmı
tereyağıyla mühürlenerek lokum kıvamında hazırlanır.
Közlenmiş sebzeler, aromatik otlar ve özel ekmek dilimi
eşliğinde şık sunumuyla servis edilir.
İncecik açılan 80 kat yufka, damada verilen değerin, yeni kurulan yuvaya duyulan özenin göstergesiydi.
Bu baklava, “Her katı emek, her katı sabır” diye yapılırdı. Az bulunur, kolay sunulmazdı.
O yüzden adı Damat Baklavası kaldı.
Gar 1936’da bu gelenek, 1936’nın taş duvarları arasında aynı sabır, aynı ustalıkla yaşatılır. Çıtır üstü, kat kat içiyle sadece bir tatlı değil, bir düğün hatırası, bir aile geleneğidir.